Kobay (guinea pig)

Güney Amerika kökenlidir. XVI. yüzyılda Avrupa’ya gelmiştir. Daha sonra laboratuvar muayeneleri için kullanılmaya başlamıştır. Bunun yanında bazı hayvan severler tarafından evde de beslenmektedir. Barışçıl, tatlı sakin bir hayvandır. Bu küçük hayvan hamster ile tavşan arasında bir canlıdır. Bu nedenle farklı renkte birçok çeşidi vardır. Beslemesi çok kolaydır. Hava akımlarından korumak gerekir.

Gine domuzları sıcakkanlı ve duygusal hayvanlardır. Bunun yanı sıra bakımları için yoğun dikkat ve ilgiye ihtiyaç vardır. Gine domuzları sesli hayvanlardır ve ıslık ve çığlık sesleri çıkarırlar.

Gine domuzunun kafesi en az 35 cm yüksekliğinde, 60 cm genişliğinde ve 71 cm uzunluğunda olmalıdır. Kafese girecek her yeni hayvan için taban alanı 60 santimetre kare genişletilmelidir. Temizlik açısından taban kafes tarzı olmalı ve altında portatif bir tepsi bulunmalıdır. Hayvanın ayaklarının sürekli kafes teli üzerinde olmaması için, tabana ince bir karton konulmalıdır. Ayrıca kafese tırmanması için platformlar, oyun için tüneller ve tahta veya kartondan bir ev de yerleştirilmelidir. Kafes altlığı konulurken, gine domuzlarının hemen her şeyi kemirdikleri akılda tutulmalıdır. Bu nedenle kafese konulan her nesne toksik olmayan materyalden seçilmelidir. Yırtılmış gazete kağıdı, kaliteli kuru ot veya kafes altı için petshop larda satılan ticari altlıklar kullanılabilir. Kum veya talaş gibi malzemeler hayvanlarda solunum sistemi problemlerine neden olabileceklerinden, kullanılmamalıdırlar. Kafeslerin temizliği haftada 3-4 kere yapılmalıdır.

Petshop ve büyük marketlerde satılan, C vitamini ile zenginleştirilmiş gine domuzu mamaları, hayvana dengeli ve kaliteli bir beslenme sağlar. Ayrıca, havuç, her çeşit meyve, marul, salatalık, koyu yeşil sebzeler, patates, Brüksel lahanası, pişmemiş yulaf taneleri ve mısır verilebilir. İshal riskinin önüne geçmek için, yeni gıdalar tedrici olarak tanıtılmalıdır. Mama kabı olarak devrilme ihtimali olmayan ve temizliği kolay bir kap kullanılmalıdır. Mineral yetmezliklerini önlemek için, kafes tavanına asılan bir yalama tuzu kullanılabilinir. Elbette, uygun bir su kabında her zaman taze su bulundurulmalıdır.

İyi bakılan bir gine domuzunun ortalama yaşam süresi 4-7 yıldır. Erkek gine domuzları 1-2 kilo arasıdır, dişilerin ağırlıkları ise biraz daha düşüktür. Gine domuzları 5-8 aylıkken, cinsel olgunluğa ulaşırlar.

Gine domuzları, ön dişleri, dilleri ve arka ayaklarıyla kendilerini tımarlarlar, fakat yine de temizlikleri için sıklıkla fırçalanmaları ve temizlenmeleri gerekmektedir. Bir diş fırçası veya yumuşak bir bebek fırçası bu işi görür. Gine domuzlarının dişleri devamlı olarak uzadığından, dişlerin törpülenmesi ve kısaltılması için kafesine sert tahta, ince ağaç dalı, kuru ekmek dilimleri konulabilir. Tırnaklarının kesilmesini ise veteriner hekiminizden öğrenebilirsiniz.

Gine domuzları kolayca strese girerler, bu nedenle dikkatle ele alınmaları gerekir. Ele almadan önce, elinizi koklamasına izin verilmelidir. Gine domuzu avuç içinde ve vücuda yakın şekilde tutulmalı ve ayaklarına destek verilerek kendini güvende hissetmesi sağlanmalıdır. Çok çevik olmadıklarından, düşmeleri ciddi yaralanmalara neden olabilir.

Gine domuzları, kafalarının kaşınmasından çok hoşlanırlar ve kedilerin mırıltısına benzer seslerle memnuniyetlerini ifade ederler. Bu hayvanlar temasa alıştıkça daha cana yakın ve sıcak olurlar. Sosyal varlıklardır ve başta kendi cinsleri olmak üzere diğer hayvanların varlığından mutluluk duyarlar. Genellikle kısırlaştırılmış olanlar hariç, erkekler bir arada geçinemezler. Bir erkek, bir dişi veya iki dişi daha uyumlu yaşayabilirler. Tabi iki farklı cins alınıyorsa erkeğin kısırlaştırılması, sürekli yavru alma tehlikesinden korur.

Yavru gine domuzlarının görüş kabiliyetleri oldukça kuvvetlidir. Ayrıca renk spektrumunun tüm renklerini algılayabilirler. Duyma hisleri, görüşlerinden bile kuvvetlidir ve belirli bir sese tepki vermeyi çok çabuk öğrenirler. Gine domuzları yiyecekleri ön ayaklarıyla ağızlarına götüremezler fakat yiyeceği ön ayaklarıyla tutarak sabitlerler. Yavru gine domuzları zıplamayı çok severler, bu nedenle küçük bir atlama sahası kurmak onlar için çok eğlenceli olacaktır.

Kobay 3 haftalık olduğu zaman beslemek olasıdır. Çünkü bu yaşta anasını emmeyi bırakır. Tahtadan yapılmış bir sandıkta beslenebilir. Hamster’in aksine tahtayı kemirmeye çalışmaz. Yuvanın tabanında bataklık kömürü veya kum karışımı ayrıca kuru ottan oluşturulmuş küçük bir yer bulundurulmalıdır. Sandığının içinde yiyecek ve içecek kaplarını devirmemesi için bunların tespit edilmesi gerekir. Yiyecek içecek kaplarının sürekli temiz olması önemlidir. Çünkü kobaylar pisliğe ve bunun sonucu olarak enfeksiyonlara karşı çok duyarlıdır. Hamster’in tersine bizim gibi geceleri uyur. Gündüzleri hareketlidir ve atlayıp sıçrar oyun oynamayı çok severler. Bir köpek kadar size bağlanır. Kobay’ın sağlıklı olması için yemeklerini belirli bir saatte olması gerekir. Günde iki kez yiyecek verilir. Hemen hemen vejeteryandırlar. Bu küçük kemiriciye zaman zaman hayvansal orjinli gıdalarda verilebilir (süt veya katı yumurta gibi). İhtiyacı olan vitaminleri sağladığından emin olmak için, menüyü çoğunlukla tane şeklindeki gıdalardan oluşturmak gerekir. Ayrıca ara sıra ay çekirdeği, yulaf tanesi, pişmiş patates parçaları, havuç, elma parçaları verilebilir. Bu arada kobayın kullanımı için yumuşak tahta parçaları veya gerekirse iyice bayatlamış ekmek kabuğu koymayı ihmal etmemelidir. Bunlar hayvanın dişlerini törpülemesine yardım eder. Kobaylar için C vitamini çok önemlidir. C vitaminin gıdalar ile karşılanması zorunludur. Bunun için taze sebzeye ihtiyaçları vardır. Biber, ¼ portakal veya vitamin C tabletleri verilmelidir. Vitamin C yetersizliğinde gençlerde kıkırdak oluşumunda yetersizlikler, çarpık kemikleşme ve eklem bölgelerinde kanama şekillenir. Kobayın sessiz ve sakin bir yaşam şekli vardır. Bu hayvanlar rekabete ve kıskançlığa neden olmamak şartıyla aynı kafeste iki erkek, bir dişi olarak yaşayabilirler. 1.5 aydan itibaren üremeye yetenekli olmasına karşın 4 aydan önce çiftleşmeye bırakmak doğru değildir.

Kobaylar genellikle 7 yıldan fazla yaşarlar. Dişi ve erkeği birbirinden ayırmak kolaydır. Seksüel deliğin her tarafını hafifçe parmaklarla bastırırsanız, erkeklerde deri altında yuvarlanan testisleri hissedersiniz. Bu işlemi biraz daha sürdürürseniz, penisin dışarıya çıkmasına neden olursunuz. Dişilerde özel bir durum yoktur. Dişi erkeğini 15 gün aralıklarla 1 gün boyunca kabul eder. Bununla birlikte bu günün dışında erkeğine kötü davranmaz. Eğer iyi anlaşabiliyorlarsa aynı kafeste çiftleşme oluncaya kadar birlikte kalabilirler. Çiftleşmeden 65 gün sonra dişi yavrularını meydana getirir. Ana karnında uzun süre kalan yavrular doğumdan sonra kendi kendilerine yetebilirler.

Hayatlarının ilk 3 haftasını annelerini emmekle geçirmelerine rağmen dişleri tüyleri vardır ve gözleri tamamen açıktır. Bu arada azda olsa katı besinlerde yiyebilirler. Tamamen bilinçli olarak doğumun ertesi günü dişi erkeği ile aşk oyunlarına girebilir. Eğer bu hayvanlardan kısa zamanda çok sayıda sahip olmak istemiyorsanız, erkeği devamlı olarak dişinin yanında tutmamak gerekir.

Leave a reply